Esaret ve Duygular: Erken Modern Osmanlı Esaretnâmelerinin Duygular Tarihi Perspektifinden İncelenmesi

Bu makale, esaretnâme türündeki ben-anlatılarından hareketle, esirlerin yaşadıkları duyguları nasıl ifade ettiklerini ve bu duygular aracılığıyla esaret tecrübesini nasıl anlamlandırdıklarını tartışmaktadır. Bu yönüyle çalışma, Osmanlı esaret tarihini bireyin tecrübesi üzerinden düşünmeyi ve esaretnâmeleri duygular tarihinin kaynakları arasında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Abdi Çelebi, Macuncuzâde Mustafa Efendi, Hindî Mahmud, Hüseyin b. Mehmed, Temeşvarlı Osman Ağa, Yeniçeri Mustafa gibi yazarların kaleme aldıkları metinler incelenmiştir. Bu metinler dikkatle okunduğunda, esaretin yalnızca fiziksel bir tutsaklık hali olmadığı anlaşılmaktadır. Vatan ve aileden koparılış, ötekiyle karşılaşma ve dinî sınırların sınanması bu deneyimin duygusal boyutlarını oluşturan başlıca unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Makale, esaret anlatılarındaki duygu ifadelerinin hem bireysel hislerin dışavurumunda hem de öteki karşısında ahlakî üstünlüğün inşası ve Müslüman kimliğinin tahkiminde önemli bir anlatı işlevi üstlendiğini savunmaktadır. Buna karşılık Yeniçeri Süleyman, Hasan Esîrî ve Mehmed Necati Efendi gibi 17. yüzyılın sonu itibarıyla yazılan bazı metinlerde ötekinin meziyetleri karşısında şaşkınlık ve merak gibi duyguların da ortaya çıktığı fark edilmektedir. Bu metinlerde esaret anlatısı, düşmanlık dilinden bütünüyle kopmadan, karşılaştırma ve gözlem içeren yeni bir anlatı düzeyine açılmaktadır.

Authors

Institutions

Publication Details

Journal
Kadim
Published
2026-10-15
DOI
https://doi.org/10.54462/kadim.1988748
Primary Topic
History of Emotions Research
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
OCT
article

Esaret ve Duygular: Erken Modern Osmanlı Esaretnâmelerinin Duygular Tarihi Perspektifinden İncelenmesi

Semra Çörekçi
Kadim
History of Emotions Research
article

Esaret ve Duygular: Erken Modern Osmanlı Esaretnâmelerinin Duygular Tarihi Perspektifinden İncelenmesi

Semra Çörekçi
article en

Abstract

Bu makale, esaretnâme türündeki ben-anlatılarından hareketle, esirlerin yaşadıkları duyguları nasıl ifade ettiklerini ve bu duygular aracılığıyla esaret tecrübesini nasıl anlamlandırdıklarını tartışmaktadır. Bu yönüyle çalışma, Osmanlı esaret tarihini bireyin tecrübesi üzerinden düşünmeyi ve esaretnâmeleri duygular tarihinin kaynakları arasında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Abdi Çelebi, Macuncuzâde Mustafa Efendi, Hindî Mahmud, Hüseyin b. Mehmed, Temeşvarlı Osman Ağa, Yeniçeri Mustafa gibi yazarların kaleme aldıkları metinler incelenmiştir. Bu metinler dikkatle okunduğunda, esaretin yalnızca fiziksel bir tutsaklık hali olmadığı anlaşılmaktadır. Vatan ve aileden koparılış, ötekiyle karşılaşma ve dinî sınırların sınanması bu deneyimin duygusal boyutlarını oluşturan başlıca unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Makale, esaret anlatılarındaki duygu ifadelerinin hem bireysel hislerin dışavurumunda hem de öteki karşısında ahlakî üstünlüğün inşası ve Müslüman kimliğinin tahkiminde önemli bir anlatı işlevi üstlendiğini savunmaktadır. Buna karşılık Yeniçeri Süleyman, Hasan Esîrî ve Mehmed Necati Efendi gibi 17. yüzyılın sonu itibarıyla yazılan bazı metinlerde ötekinin meziyetleri karşısında şaşkınlık ve merak gibi duyguların da ortaya çıktığı fark edilmektedir. Bu metinlerde esaret anlatısı, düşmanlık dilinden bütünüyle kopmadan, karşılaştırma ve gözlem içeren yeni bir anlatı düzeyine açılmaktadır.

Kadim(12)
Istanbul Medeniyet University (TR)
Openalex Percentile: Top 1%
History of Emotions Research
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.