Bireysel Şikâyet Başvurusu Usulü Bağlamında İnsan Hakları Mahkemelerinin Yargı Yetkisinin Sonlandırılmasına Karşı Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Sınırları

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yürürlüğe giren insan hakları sözleşmeleri yoluyla bireylerin devletlere karşı uluslararası insan hakları mahkemeleri tarafından korunması, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bakımından önemli ve vazgeçilmez bir fırsat oluşturmuştur. Ancak, insan hakları mahkemelerinin yargı yetkisi, devletlerin bu mahkemelerle ilişki kurmaya istekli olmasına veya başka bir deyişle iradesinin bu yönde olmasına bağlıdır. Devletler, herhangi bir zamanda, uluslararası bir mahkemenin kurulmasını ve bireysel şikâyet başvurusu alma dahil yargı yetkisini düzenleyen bir sözleşmeden veya başka bir uluslararası belgeden ayrılmayı, bu yolla yargı yetkisine yönelik irade beyanını geri almayı tercih edebilir. Dahası, yakın zamanda yaşanan siyasi çalkantılar, devletlerin en temel insan hakları belgelerinden ayrılma potansiyelinin çok gerçekçi bir olasılık olduğunu da göstermiştir. Bu çalışma, mahkemelerin yargı yetkisinin iptalini içeren devlet uygulamalarının yaygınlığını göz önünde bulundurarak, Amerikalılararası İnsan Hakları Mahkemesi ve Afrika İnsan ve Halkların Hakları Mahkemesi gibi bölgesel insan hakları mahkemelerinin mevcut uygulamalarını incelemektedir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve İnsan Hakları Komitesi'nin uygulamaları da tamamlayıcı kaynaklar olarak dikkate alınmakla birlikte, daha önce belirtilen mahkemeler kadar yaygın ve güncel bir yargı yetkisinin sona ermesi tehdidi altında olmadıklarını belirtmek önemlidir. Öğretinin ve insan hakları mahkemelerinin usuli güvenceler veya jus cogens yoluyla sözleşmelerden ayrılma ve yargı yetkisinin sona erdirilmesinin etkisini kısıtlama çabalarına rağmen, mahkemenin yargı yetkisini tanımaktan vazgeçen bir devletin eylemlerini sınırlandıracak herhangi bir yargısal denetim mekanizması bulunmamaktadır. Bu çalışma, uluslararası hukukun mevcut usul kurallarının, insan haklarını, bu hakları sadece ulusal meseleler olarak gören devletlere karşı korumakta yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu nedenle, insan haklarının devlet yerine bireye öncelik veren kurallarla, ulusalüstü nitelikte sistemlerle korunmasının gerekliliğinin kabul edilmesi elzemdir.

Authors

Institutions

Publication Details

Journal
İstanbul Hukuk Mecmuası / Istanbul Law Review
Published
2026-09-16
DOI
https://doi.org/10.26650/mecmua.2026.84.3.0008
Primary Topic
Ombudsman and Human Rights
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
article

Bireysel Şikâyet Başvurusu Usulü Bağlamında İnsan Hakları Mahkemelerinin Yargı Yetkisinin Sonlandırılmasına Karşı Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Sınırları

Ali SAÇAR
İstanbul Hukuk Mecmuası / Istanbul Law Review
Ombudsman and Human Rights
article

Bireysel Şikâyet Başvurusu Usulü Bağlamında İnsan Hakları Mahkemelerinin Yargı Yetkisinin Sonlandırılmasına Karşı Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Sınırları

Ali SAÇAR
article en

Abstract

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yürürlüğe giren insan hakları sözleşmeleri yoluyla bireylerin devletlere karşı uluslararası insan hakları mahkemeleri tarafından korunması, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bakımından önemli ve vazgeçilmez bir fırsat oluşturmuştur. Ancak, insan hakları mahkemelerinin yargı yetkisi, devletlerin bu mahkemelerle ilişki kurmaya istekli olmasına veya başka bir deyişle iradesinin bu yönde olmasına bağlıdır. Devletler, herhangi bir zamanda, uluslararası bir mahkemenin kurulmasını ve bireysel şikâyet başvurusu alma dahil yargı yetkisini düzenleyen bir sözleşmeden veya başka bir uluslararası belgeden ayrılmayı, bu yolla yargı yetkisine yönelik irade beyanını geri almayı tercih edebilir. Dahası, yakın zamanda yaşanan siyasi çalkantılar, devletlerin en temel insan hakları belgelerinden ayrılma potansiyelinin çok gerçekçi bir olasılık olduğunu da göstermiştir. Bu çalışma, mahkemelerin yargı yetkisinin iptalini içeren devlet uygulamalarının yaygınlığını göz önünde bulundurarak, Amerikalılararası İnsan Hakları Mahkemesi ve Afrika İnsan ve Halkların Hakları Mahkemesi gibi bölgesel insan hakları mahkemelerinin mevcut uygulamalarını incelemektedir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve İnsan Hakları Komitesi'nin uygulamaları da tamamlayıcı kaynaklar olarak dikkate alınmakla birlikte, daha önce belirtilen mahkemeler kadar yaygın ve güncel bir yargı yetkisinin sona ermesi tehdidi altında olmadıklarını belirtmek önemlidir. Öğretinin ve insan hakları mahkemelerinin usuli güvenceler veya jus cogens yoluyla sözleşmelerden ayrılma ve yargı yetkisinin sona erdirilmesinin etkisini kısıtlama çabalarına rağmen, mahkemenin yargı yetkisini tanımaktan vazgeçen bir devletin eylemlerini sınırlandıracak herhangi bir yargısal denetim mekanizması bulunmamaktadır. Bu çalışma, uluslararası hukukun mevcut usul kurallarının, insan haklarını, bu hakları sadece ulusal meseleler olarak gören devletlere karşı korumakta yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu nedenle, insan haklarının devlet yerine bireye öncelik veren kurallarla, ulusalüstü nitelikte sistemlerle korunmasının gerekliliğinin kabul edilmesi elzemdir.

İstanbul Hukuk Mecmuası / Istanbul Law ReviewVol. 84(3)
Tekirdağ Namık Kemal University (TR)
Peace, Justice and strong institutions
Openalex Percentile: Top 4%
Ombudsman and Human Rights
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.