Maş Fasulyesinde Gama Işını Uygulamalarının M3 Generasyonunda Bazı Agronomik Özellikler Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi

Bu çalışma, gama ışını uygulamalarıyla oluşturulan mutant maş fasulyesi hatlarının M3 generasyonunda bazı agronomik özellikler yönünden değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada, M3 generasyonuna ait 15 mutant hat ile 07 G 03 genotipi ve Partow çeşidi ile karşılaştırılmıştır. Deneme, 2020 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, bitki tane verimi, tane verimi ve bin tane ağırlığı özellikleri incelenmiştir. İncelenen özellikler bakımından genotipler arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar belirlenmiştir. Mutant hatların, kontrol (07 G 03) ve Partow çeşide kıyasla verim ve verim öğeleri açısından geniş bir varyasyon aralığı tespit edilmiştir. Tane verimi açısından T25-2-14, T25-1-10 ve T75-3-1 mutant hatları sırasıyla 255.10, 243.39 ve 239.81 kg da-1 değerleri ile öne çıkmıştır. Bu mutant hatlar, kontrol genotipine kıyasla sırasıyla %18.93, %13.46 ve %11.79 oranında daha yüksek tane verimi göstermiştir. Belirlenen mutant hatların, verim potansiyelleri bakımından ileri ıslah çalışmalarında değerlendirilebilecek ümitvar materyaller olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlar, gama ışını uygulamasının maş fasulyesinde M3 generasyonunda etkili bir genetik varyasyon oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Authors

Publication Details

Journal
Türk Bilim ve Mühendislik Dergisi
Published
2026-06-28
DOI
https://doi.org/10.55979/tjse.1848101
Primary Topic
Plant Disease Management Techniques
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
OCT
article

Maş Fasulyesinde Gama Işını Uygulamalarının M3 Generasyonunda Bazı Agronomik Özellikler Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi

İlknur Akgün, Cengiz Türkay
Türk Bilim ve Mühendislik Dergisi
Plant Disease Management Techniques
article

Maş Fasulyesinde Gama Işını Uygulamalarının M3 Generasyonunda Bazı Agronomik Özellikler Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi

İlknur Akgün, Cengiz Türkay
article en

Abstract

Bu çalışma, gama ışını uygulamalarıyla oluşturulan mutant maş fasulyesi hatlarının M3 generasyonunda bazı agronomik özellikler yönünden değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada, M3 generasyonuna ait 15 mutant hat ile 07 G 03 genotipi ve Partow çeşidi ile karşılaştırılmıştır. Deneme, 2020 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, bitki tane verimi, tane verimi ve bin tane ağırlığı özellikleri incelenmiştir. İncelenen özellikler bakımından genotipler arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar belirlenmiştir. Mutant hatların, kontrol (07 G 03) ve Partow çeşide kıyasla verim ve verim öğeleri açısından geniş bir varyasyon aralığı tespit edilmiştir. Tane verimi açısından T25-2-14, T25-1-10 ve T75-3-1 mutant hatları sırasıyla 255.10, 243.39 ve 239.81 kg da-1 değerleri ile öne çıkmıştır. Bu mutant hatlar, kontrol genotipine kıyasla sırasıyla %18.93, %13.46 ve %11.79 oranında daha yüksek tane verimi göstermiştir. Belirlenen mutant hatların, verim potansiyelleri bakımından ileri ıslah çalışmalarında değerlendirilebilecek ümitvar materyaller olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlar, gama ışını uygulamasının maş fasulyesinde M3 generasyonunda etkili bir genetik varyasyon oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Türk Bilim ve Mühendislik DergisiVol. 8(1)
Openalex Percentile: Top 9%
Plant Disease Management Techniques
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.