Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Işığında Denizdeki Göçmen ve Mültecilere İlişkin Uluslararası Düzenlemeler ve Hukuk Boşlukları

Bu makale, deniz yoluyla düzensiz olarak göç eden göçmen ve mültecilerin uluslararası deniz hukuku, özellikle de 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) kapsamında sahip olduğu hukuki korumayı ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini incelemektedir. Son yıllarda seyrüsefer güvenliği bulunmayan bot ve gemilerle denize açılan düzensiz göçmen sayısındaki büyük artış, denizde kaybolma ve ölüm vakalarını önemli bir boyuta taşımıştır. Bu can kayıpları sadece denizin zorlu koşullarından değil, devletlerin ve gemi kaptanlarının arama ve kurtarma yükümlülüklerini ihmal etmelerinden de kaynaklanmaktadır. Dahası, bu tehlikeli yolculuklar esnasında kırılgan durumdaki göçmen ve mülteciler; göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi sınır aşan örgütlü suçların doğrudan hedefi haline gelmektedir. Bu çalışmada, BMDHS hükümlerinin arama ve kurtarma yükümlülüğü, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı bağlamında denizdeki göçmenleri korumada neden yetersiz kaldığı sorusuna odaklanılmakta ve etkili bir korumanın nasıl sağlanabileceği tartışılmaktadır. Bu çerçevede, Sözleşme’nin 98. Maddede yer alan yardım etme ödevinin temelini teşkil eden ‘tehlike’ ve ‘güvenli yer’ gibi kavramların tanımlanmadığı ve kapsamlarının muğlak bırakıldığı ortaya konmaktadır. Yükümlülüklerin esnetilmesinin yanı sıra, devletlerin ve gemi kaptanlarının sorumluluklarını ihlal etmeleri durumunda başvurulacak yaptırım ve tazminat mekanizmalarının bulunmaması, normatif bir koruma boşluğu yaratmaktadır. Çalışmada ayrıca, devletlerin göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretiyle mücadelede iç sular, kara suları, bitişik bölge ve açık deniz gibi farklı deniz yetki alanlarında sahip olduğu müdahale ve cezai uygulama yetkileri incelenmiştir. BMDHS’nin mülteci ve göçmen odaklı doğrudan koruma normları içermediği saptandığından, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla insan hakları ve sınıraşan suçlar hukukuna ilişkin tamamlayıcı uluslararası sözleşmelere başvurulmuştur. Sonuç olarak, bu hukuki boşlukların diğer uluslararası mekanizmalarla giderilmesinin yanı sıra, BMDHS’nin de yaşayan bir enstrüman olarak kabul edilip çağın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yorumlanması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Authors

Institutions

Publication Details

Journal
Public and private international law bulletin
Published
2026-06-12
DOI
https://doi.org/10.26650/ppil.2026.46.1.1672050
Primary Topic
International Maritime Law Issues
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
OCT
article

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Işığında Denizdeki Göçmen ve Mültecilere İlişkin Uluslararası Düzenlemeler ve Hukuk Boşlukları

Meltem Ineli-Ciger, Ayşegül DURSUN
Public and private international law bulletin
International Maritime Law Issues
article

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Işığında Denizdeki Göçmen ve Mültecilere İlişkin Uluslararası Düzenlemeler ve Hukuk Boşlukları

Meltem Ineli-Ciger, Ayşegül DURSUN
article en

Abstract

Bu makale, deniz yoluyla düzensiz olarak göç eden göçmen ve mültecilerin uluslararası deniz hukuku, özellikle de 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) kapsamında sahip olduğu hukuki korumayı ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini incelemektedir. Son yıllarda seyrüsefer güvenliği bulunmayan bot ve gemilerle denize açılan düzensiz göçmen sayısındaki büyük artış, denizde kaybolma ve ölüm vakalarını önemli bir boyuta taşımıştır. Bu can kayıpları sadece denizin zorlu koşullarından değil, devletlerin ve gemi kaptanlarının arama ve kurtarma yükümlülüklerini ihmal etmelerinden de kaynaklanmaktadır. Dahası, bu tehlikeli yolculuklar esnasında kırılgan durumdaki göçmen ve mülteciler; göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi sınır aşan örgütlü suçların doğrudan hedefi haline gelmektedir. Bu çalışmada, BMDHS hükümlerinin arama ve kurtarma yükümlülüğü, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı bağlamında denizdeki göçmenleri korumada neden yetersiz kaldığı sorusuna odaklanılmakta ve etkili bir korumanın nasıl sağlanabileceği tartışılmaktadır. Bu çerçevede, Sözleşme’nin 98. Maddede yer alan yardım etme ödevinin temelini teşkil eden ‘tehlike’ ve ‘güvenli yer’ gibi kavramların tanımlanmadığı ve kapsamlarının muğlak bırakıldığı ortaya konmaktadır. Yükümlülüklerin esnetilmesinin yanı sıra, devletlerin ve gemi kaptanlarının sorumluluklarını ihlal etmeleri durumunda başvurulacak yaptırım ve tazminat mekanizmalarının bulunmaması, normatif bir koruma boşluğu yaratmaktadır. Çalışmada ayrıca, devletlerin göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretiyle mücadelede iç sular, kara suları, bitişik bölge ve açık deniz gibi farklı deniz yetki alanlarında sahip olduğu müdahale ve cezai uygulama yetkileri incelenmiştir. BMDHS’nin mülteci ve göçmen odaklı doğrudan koruma normları içermediği saptandığından, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla insan hakları ve sınıraşan suçlar hukukuna ilişkin tamamlayıcı uluslararası sözleşmelere başvurulmuştur. Sonuç olarak, bu hukuki boşlukların diğer uluslararası mekanizmalarla giderilmesinin yanı sıra, BMDHS’nin de yaşayan bir enstrüman olarak kabul edilip çağın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yorumlanması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Public and private international law bulletinVol. 0(0)
Süleyman Demirel Üniversitesi (TR), Suleyman Demirel University (KZ)
Openalex Percentile: Top 3%
International Maritime Law Issues
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.