Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerine Karşı Açılacak Sorumluluk Davalarının Arabuluculuğa Elverişli Olmadığına İlişkin Bir Değerlendirme

TTK m. 5/A’da konusu para olan ticari davalarda arabulucuya başvurulması, dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bu durum şirketler hukukuna ilişkin alacak veya tazminat talebini içeren bazı uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmasının dava şartı olup olmadığı sorununu karşımıza çıkarmıştır. Yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak olan sorumluluk davası niteliği itibarıyla bir tazminat davasıdır. Dolayısıyla TTK m. 5/A’da belirtilen “ticari dava niteliği taşınması” ve “konusunun bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olması” şartı söz konusu uyuşmazlık açısından sağlanmaktadır. Ancak bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunun söylenebilmesi için öncelikle arabuluculuğa elverişlilik şartının gerçekleşmesi gerekir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta edemeyecekleri uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri zararlardan kaynaklanan hukuki sorumluluğu, Türk Ticaret Kanunu’nda emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelere göre yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun sulh veya ibra yoluyla ortadan kaldırılması genel kurulun devredilemez yetkileri içerisinde yer almaktadır. Ayrıca söz konusu uyuşmazlık şirket ve yönetim kurulu üyelerinin dışında pay sahipleri ve alacaklıların da menfaatlerini yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla sorumluluk davalarını, anonim şirket tarafından açılan sıradan bir tazminat davası gibi değerlendirmek doğru değildir. Anonim şirketin uğradığı zararın tazmini için yönetim kurulu üyelerine karşı yöneltilecek talepler, ister şirket isterse pay sahipleri veya alacaklılar tarafından ileri sürülsün arabuluculuğa elverişli olarak kabul edilemez. Buna karşılık pay sahipleri ve alacakların kendilerinin doğrudan uğradığı zararlar için ileri sürecekleri talepler, TTK’da emredici hükümlerle düzenlenmediğinden ve söz konusu uyuşmazlık tarafların dışındaki kişilerin menfaatlerini etkilemediğinden arabuluculuğa elverişlidir.

Authors

Publication Details

Journal
Necmettin Erbakan Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi Necmettin Erbakan University
Published
2026-05-18
DOI
https://doi.org/10.51120/neuhfd.2026.192
Primary Topic
Diverse Legal and Medical Studies
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
OCT
article

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerine Karşı Açılacak Sorumluluk Davalarının Arabuluculuğa Elverişli Olmadığına İlişkin Bir Değerlendirme

Aytekin Çelik
Necmettin Erbakan Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi Necmettin Erbakan University
Diverse Legal and Medical Studies
article

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerine Karşı Açılacak Sorumluluk Davalarının Arabuluculuğa Elverişli Olmadığına İlişkin Bir Değerlendirme

Aytekin Çelik
article en

Abstract

TTK m. 5/A’da konusu para olan ticari davalarda arabulucuya başvurulması, dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bu durum şirketler hukukuna ilişkin alacak veya tazminat talebini içeren bazı uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmasının dava şartı olup olmadığı sorununu karşımıza çıkarmıştır. Yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak olan sorumluluk davası niteliği itibarıyla bir tazminat davasıdır. Dolayısıyla TTK m. 5/A’da belirtilen “ticari dava niteliği taşınması” ve “konusunun bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olması” şartı söz konusu uyuşmazlık açısından sağlanmaktadır. Ancak bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunun söylenebilmesi için öncelikle arabuluculuğa elverişlilik şartının gerçekleşmesi gerekir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta edemeyecekleri uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri zararlardan kaynaklanan hukuki sorumluluğu, Türk Ticaret Kanunu’nda emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelere göre yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun sulh veya ibra yoluyla ortadan kaldırılması genel kurulun devredilemez yetkileri içerisinde yer almaktadır. Ayrıca söz konusu uyuşmazlık şirket ve yönetim kurulu üyelerinin dışında pay sahipleri ve alacaklıların da menfaatlerini yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla sorumluluk davalarını, anonim şirket tarafından açılan sıradan bir tazminat davası gibi değerlendirmek doğru değildir. Anonim şirketin uğradığı zararın tazmini için yönetim kurulu üyelerine karşı yöneltilecek talepler, ister şirket isterse pay sahipleri veya alacaklılar tarafından ileri sürülsün arabuluculuğa elverişli olarak kabul edilemez. Buna karşılık pay sahipleri ve alacakların kendilerinin doğrudan uğradığı zararlar için ileri sürecekleri talepler, TTK’da emredici hükümlerle düzenlenmediğinden ve söz konusu uyuşmazlık tarafların dışındaki kişilerin menfaatlerini etkilemediğinden arabuluculuğa elverişlidir.

Necmettin Erbakan Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi Necmettin Erbakan University
Openalex Percentile: Top 5%
Diverse Legal and Medical Studies
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.