THE PERCEPTION OF JUSTICE IN THE POST-TRUTH ERA: AN ANALYSIS FROM A RAWLSIAN PERSPECTIVE

Bu çalışma, post-truth (hakikat-ötesi) çağda yaşanan epistemik dönüşümün adalet teorileri üzerindeki etkilerini John Rawls’un “hakkaniyet olarak adalet” yaklaşımı üzerinden incelemektedir. Post-truth siyasal kültürde kamusal tartışmaların olgusal doğruluktan uzaklaşarak duygusal, kimliksel ve ideolojik temeller üzerinde şekillenmesi, demokratik toplumların üzerinde yükseldiği ortak gerçeklik zeminini aşındırmaktadır. Bahsi geçen durum, adaletin ahlaki ve kurumsal olmasının yanında aynı zamanda epistemik önkoşullara da bağlı olduğunu görünür kılmaktadır. Çalışmada, Rawls’un kamusal akıl, makullük, cehalet peçesi ve iyi düzenlenmiş toplum kavramları post-truth koşullar bağlamında yeniden değerlendirilmekte; ortak gerçeklik zeminindeki aşınmanın bu kavramların pratik karşılıklarını nasıl zayıflattığı tartışılmaktadır. Özellikle kamusal akıl yürütmenin paylaşılan olgusal bir zemin gerektirdiği, bu zeminin çözülmesinin ise adalet ilkeleri etrafındaki uzlaşma imkânını daralttığı ileri sürülmektedir. Söz konusu çerçevede çalışma, adalet teorilerinin işleyişinin sadece normatif ilkelerin tutarlılığına değil, aynı zamanda bilgiye duyulan toplumsal güvene de bağlı olduğunu savunmaktadır. Bununla birlikte, Rawlsçu adalet anlayışının bütünüyle geçersizleşmediği; aksine, özellikle fark ilkesi aracılığıyla post-truth çağın derinleştirdiği epistemik ve toplumsal eşitsizlikleri görünür kılmak bakımından güçlü bir normatif çerçeve sunmaya devam ettiği ileri sürülmektedir. Bilgiye erişim, kamusal tartışmaya katılım ve eleştirel düşünme kapasitesindeki eşitsizliklerin adalet sorununun yeni boyutları hâline geldiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak çalışma, hakikat ile adalet arasındaki ilişkinin yeniden düşünülmesinin, çağdaş demokratik toplumların normatif bütünlüğü ve siyasal meşruiyeti açısından teorik olduğu kadar pratik bir zorunluluk olduğunu ileri sürmektedir.

Authors

Institutions

Publication Details

Journal
DergiPark (Istanbul University)
Published
2026-01-29
Primary Topic
Political Philosophy and Ethics
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
OCT
article

THE PERCEPTION OF JUSTICE IN THE POST-TRUTH ERA: AN ANALYSIS FROM A RAWLSIAN PERSPECTIVE

Özer Aslan
DergiPark (Istanbul University)
Political Philosophy and Ethics
article

THE PERCEPTION OF JUSTICE IN THE POST-TRUTH ERA: AN ANALYSIS FROM A RAWLSIAN PERSPECTIVE

Özer Aslan
article en

Abstract

Bu çalışma, post-truth (hakikat-ötesi) çağda yaşanan epistemik dönüşümün adalet teorileri üzerindeki etkilerini John Rawls’un “hakkaniyet olarak adalet” yaklaşımı üzerinden incelemektedir. Post-truth siyasal kültürde kamusal tartışmaların olgusal doğruluktan uzaklaşarak duygusal, kimliksel ve ideolojik temeller üzerinde şekillenmesi, demokratik toplumların üzerinde yükseldiği ortak gerçeklik zeminini aşındırmaktadır. Bahsi geçen durum, adaletin ahlaki ve kurumsal olmasının yanında aynı zamanda epistemik önkoşullara da bağlı olduğunu görünür kılmaktadır. Çalışmada, Rawls’un kamusal akıl, makullük, cehalet peçesi ve iyi düzenlenmiş toplum kavramları post-truth koşullar bağlamında yeniden değerlendirilmekte; ortak gerçeklik zeminindeki aşınmanın bu kavramların pratik karşılıklarını nasıl zayıflattığı tartışılmaktadır. Özellikle kamusal akıl yürütmenin paylaşılan olgusal bir zemin gerektirdiği, bu zeminin çözülmesinin ise adalet ilkeleri etrafındaki uzlaşma imkânını daralttığı ileri sürülmektedir. Söz konusu çerçevede çalışma, adalet teorilerinin işleyişinin sadece normatif ilkelerin tutarlılığına değil, aynı zamanda bilgiye duyulan toplumsal güvene de bağlı olduğunu savunmaktadır. Bununla birlikte, Rawlsçu adalet anlayışının bütünüyle geçersizleşmediği; aksine, özellikle fark ilkesi aracılığıyla post-truth çağın derinleştirdiği epistemik ve toplumsal eşitsizlikleri görünür kılmak bakımından güçlü bir normatif çerçeve sunmaya devam ettiği ileri sürülmektedir. Bilgiye erişim, kamusal tartışmaya katılım ve eleştirel düşünme kapasitesindeki eşitsizliklerin adalet sorununun yeni boyutları hâline geldiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak çalışma, hakikat ile adalet arasındaki ilişkinin yeniden düşünülmesinin, çağdaş demokratik toplumların normatif bütünlüğü ve siyasal meşruiyeti açısından teorik olduğu kadar pratik bir zorunluluk olduğunu ileri sürmektedir.

DergiPark (Istanbul University)
Police Academy (TR)
Peace, Justice and strong institutions
Openalex Percentile: Top 34%
Political Philosophy and Ethics
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.