The role of eosinophil count and eosinophil-based complete blood cell indices in predicting preeclampsia in the first trimester of pregnancy: a case-control study

ÖZET Amaç: Bu çalışma, birinci trimester eozinofiller ve eozinofil bazlı hematolojik indeksler ile preeklampsi gelişimi arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır.Yöntemler: Bu retrospektif çalışmada, gebeliğin 6. ve 14. haftaları arasında tam kan sayımı yapılan, daha sonraki takiplerinde preeklampsi tanısı konulan ve merkezimizde doğum yapan 105 hamile kadın, 120 sağlıklı hamile kadınla karşılaştırıldı. Gruplar arasında demografik özellikler, hematolojik değerler, eozinofil bazlı indeksler ve perinatal sonuçlar karşılaştırılmıştır. Preeklampsi gelişimi ile ilişkili faktörleri değerlendirmek için lojistik regresyon analizleri yapılmıştır. Ek olarak, preeklampsi gelişimi için bu indekslerin öngörücü performansını değerlendirmek için ROC analizi yapılmıştır.Sonuçlar: Preeklampsi grubu ile sağlıklı kontrol grubu karşılaştırıldığında, medyan eozinofil sayısı (0.08'e karşı 0.10, p = 0.013), NER (nötrofil-eozinofil oranı) (76.00’ya karşı 60.50, p = 0.016), LER (lökosit-eozinofil oranı) (105.43’e karşı 91.35, p = 0.015), ELR (eozinofil-lenfosit oranı) (0.04’ e karşı 0.05, p = 0.010) ve EBR'de (eozinofil-bazofil oranı) (2.25’e karşı 3.00, p = 0.002) anlamlı farklılıklar gözlendi, ancak EMR (eozinofil-monosit oranı) açısından fark yoktu (p = 0.065). Çok değişkenli analizde, eozinofil sayısı (düzeltilmiş olasılık oranı [aOR] = 0.01, p = 0.048), EBR (aOR = 0.80, p = 0.003), EMR (aOR = 0.70, p = 0.038), NER (aOR = 1.00, p = 0.020) ve LER (aOR = 1.00, p = 0.017) preeklampsi gelişimi ile ilişkiliydi. ROC analizi, EBR'nin en ayırt edici eozinofil bazlı belirteç olduğunu ortaya koydu (Eğri altındaki alan [AUC] = 0.619). Şiddetli ve şiddetli olmayan preeklampsi grupları arasında eozinofil sayısı ve eozinofil bazlı hematolojik indeksler açısından anlamlı bir fark yoktu (p > 0.05).Sonuç: İlk trimesterde eozinofil sayısında ve eozinofil bazlı hematolojik oranlarda meydana gelen değişiklikler, preeklampsinin klinik başlangıcından önce ortaya çıkan bağışıklık sistemi anormalliklerini yansıtmaktadır. Özellikle düşük eozinofil, EBR, EMR parametreleri ve artmış NER ile LER değerleri preeklampsi riskinin erken göstergeleri olarak kabul edilebilir. Bu parametrelerin tek başına öngörü performansı sınırlıdır.

Authors

Publication Details

Journal
DergiPark (Istanbul University)
Published
2025-12-04
Primary Topic
Pregnancy and preeclampsia studies
Type
article
Field-Weighted Citation Impact
0.00
Controls
|||
ALL TIME
JAN
FEB
MAR
APR
MAY
JUN
JUL
AUG
SEP
OCT
article

The role of eosinophil count and eosinophil-based complete blood cell indices in predicting preeclampsia in the first trimester of pregnancy: a case-control study

Dinçer Sümer, Ahmet Arif Filiz, Recep Taha Ağaoğlu, Kubilay Çanga et al.
DergiPark (Istanbul University)
Pregnancy and preeclampsia studies
article

The role of eosinophil count and eosinophil-based complete blood cell indices in predicting preeclampsia in the first trimester of pregnancy: a case-control study

Dinçer Sümer, Ahmet Arif Filiz, Recep Taha Ağaoğlu, Kubilay Çanga, Özgür Volkan Akbulut, Kadriye Yakut Yücel, S. Ahmet Erol, Betül Akgök
article en

Abstract

ÖZET Amaç: Bu çalışma, birinci trimester eozinofiller ve eozinofil bazlı hematolojik indeksler ile preeklampsi gelişimi arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır.Yöntemler: Bu retrospektif çalışmada, gebeliğin 6. ve 14. haftaları arasında tam kan sayımı yapılan, daha sonraki takiplerinde preeklampsi tanısı konulan ve merkezimizde doğum yapan 105 hamile kadın, 120 sağlıklı hamile kadınla karşılaştırıldı. Gruplar arasında demografik özellikler, hematolojik değerler, eozinofil bazlı indeksler ve perinatal sonuçlar karşılaştırılmıştır. Preeklampsi gelişimi ile ilişkili faktörleri değerlendirmek için lojistik regresyon analizleri yapılmıştır. Ek olarak, preeklampsi gelişimi için bu indekslerin öngörücü performansını değerlendirmek için ROC analizi yapılmıştır.Sonuçlar: Preeklampsi grubu ile sağlıklı kontrol grubu karşılaştırıldığında, medyan eozinofil sayısı (0.08'e karşı 0.10, p = 0.013), NER (nötrofil-eozinofil oranı) (76.00’ya karşı 60.50, p = 0.016), LER (lökosit-eozinofil oranı) (105.43’e karşı 91.35, p = 0.015), ELR (eozinofil-lenfosit oranı) (0.04’ e karşı 0.05, p = 0.010) ve EBR'de (eozinofil-bazofil oranı) (2.25’e karşı 3.00, p = 0.002) anlamlı farklılıklar gözlendi, ancak EMR (eozinofil-monosit oranı) açısından fark yoktu (p = 0.065). Çok değişkenli analizde, eozinofil sayısı (düzeltilmiş olasılık oranı [aOR] = 0.01, p = 0.048), EBR (aOR = 0.80, p = 0.003), EMR (aOR = 0.70, p = 0.038), NER (aOR = 1.00, p = 0.020) ve LER (aOR = 1.00, p = 0.017) preeklampsi gelişimi ile ilişkiliydi. ROC analizi, EBR'nin en ayırt edici eozinofil bazlı belirteç olduğunu ortaya koydu (Eğri altındaki alan [AUC] = 0.619). Şiddetli ve şiddetli olmayan preeklampsi grupları arasında eozinofil sayısı ve eozinofil bazlı hematolojik indeksler açısından anlamlı bir fark yoktu (p > 0.05).Sonuç: İlk trimesterde eozinofil sayısında ve eozinofil bazlı hematolojik oranlarda meydana gelen değişiklikler, preeklampsinin klinik başlangıcından önce ortaya çıkan bağışıklık sistemi anormalliklerini yansıtmaktadır. Özellikle düşük eozinofil, EBR, EMR parametreleri ve artmış NER ile LER değerleri preeklampsi riskinin erken göstergeleri olarak kabul edilebilir. Bu parametrelerin tek başına öngörü performansı sınırlıdır.

DergiPark (Istanbul University)
Good health and well-being
Openalex Percentile: Top 21%
Pregnancy and preeclampsia studies
AI Navigator

Ask Laika to Summarize, Analyze, and Connect papers live on the map.

Summarize Papers & Methodologies

Extract key findings, datasets, and comparative methods across publications.

Benchmark Rankings & Visual Analytics

Rank top research institutions, authors, funders, topics, and journals by Field-Weighted Citation Impact (FWCI) and paper volume with instant charts.

Connect Distant Disciplines

Bridge topological clusters on the map to find hidden collaborative intersections.