Barker ın Pratik Türk Dili Grameri nde Arap ve Latin Harfli Transkripsiyon Farklılıkları
İngiliz oryantalist William Burckhardt Barker’ın 1854’te yazmış olduğu A Practical Grammar of the Turkish Language with Dialogues and Vocabulary adlı eser pratik gramer, diyaloglar ve sözlük olmak üzere üç bölümden oluşur. İngilizce sözcüklerin madde başı olduğu sözlük kısmında temel seviyede sözcükler bulunur. İngilizce sözcükleri karşılayan Türkçe sözcükler önce Arap, sonra Latin alfabesiyle imla edilmiştir. Bunda amaç Arap harfli yazımların telaffuzlarını Latin harfleri ile göstermektir. Bu farklı transkripsiyonlarda yazım ile telaffuz arasında genelde bir fark görülmez. Fakat bazen sözcüklerin Latin alfabeli transkripsiyonunda harflerin ses değerleri Arap harfli transkripsiyon ile örtüşmez, bazı noktalarda farklılaşır. Transkripsiyonlarının aynı olmaması sözcüklerin telaffuzlarının farklı olduğu anlamına gelmez. Bu durum sözcüklerin telaffuzunda zamanla oluşan ama Arap harfli transkripsiyona yansımayan fonetik değişme ve gelişmelerle ilgilidir. Zaman içinde meydana gelen ses olaylarının Arap harfli transkripsiyona yansımamasının nedeni alfabe yetersizliğinden ziyade sözcüklerin geçmişten gelen belli kurallar çerçevesinde imla edilmesidir. Statik yapısından dolayı çoğu zaman konuşma dilinin ses özelliklerini ve değişmeye başlayan telaffuzlarını yazıya yansıtmakta yetersiz kalan Osmanlı ortografisi giderek fonetik imladan uzaklaşmıştır. Eserde kullanılan Latin harfli transkripsiyon bazı eksiklerine rağmen sözcüklerin söyleyiş ve ses özelliklerini ayrıntılı olarak gösteren sesçil bir yazıma sahiptir. Bundan dolayı sözcüklerdeki fonetik değişmeler, gelişmeler ve telaffuz özellikleri imlada izlenebilmektedir. Uzun ünlülerin çoklukla kısa gösterilmesi; ḥ, ḳ, ṭ, ẕ, ẓ, ż, ṣ ve hemzenin imlada hiç gösterilmemesi, birçok sözcüğün ŋ yerine n ile imla edilmesi, ṭ > d tonlulaşması Latin harfli transkripsiyonda görülen önemli farklılıklardandır. Ünsüzler üzerine kurulu olan Arap alfabesinde vokalleri göstermek için konsonantlar kullanılmıştır fakat imlada bütün ünlüler değil sadece uzun ünlüler gösterilmiştir. Barker’da kullanılan Latin harfli imlada ise ünsüzlerin sayısı azaltılmış, buna karşılık ünlüler için ayrı harfler kullanılmıştır. Arap harfli imlada gösterilmeyen ünlülerin her biri Latin harfli imlada gösterilmiştir. Arap ve Latin harfli transkripsiyonlarda alfabelerden kaynaklı en önemli fark ünlü seslerin gösterilmesinde takınılan bu tutumdur. 23 ana başlıkta toplanan farklılıklar Barker’ın döneminin dil özelliklerini, fonetik değişme ve gelişmelerini dikkate alarak telaffuzları belirledikten sonra sözcükleri Latin harfleriyle transkribe ettiğini göstermektedir. Latin harfli transkripsiyonda uzun ünlülerin çoğu zaman kısa gösterilmesi bu ünlülerin hepsinin kısaldığı anlamına gelmez. Günümüzde bazı sözcüklerin telaffuzunda uzun ünlüler fark edilse bile bu herhangi bir şekilde yazıda gösterilmez fakat ünlünün kısa gösterilmesi de bir fonemik etki oluşturmaz. Barker’da da uzun vokallerin yazılmasında aynı mantıktan hareket edildiği söylenebilir. Latin harfli transkripsiyondaki ikili imlaları, tutarsızlık gibi görünen durumları bir gelişme, değişme, dönüşme süreci olarak ele almak gerekir.
Authors
- Ayhan Bayrak
Publication Details
- Journal
- Kün Edebiyat ve Kültür Arastirmalari Dergisi
- Published
- 2025-12-31
- DOI
- https://doi.org/10.54281/kundergisi.63
- Primary Topic
- Linguistics and Cultural Studies
- Type
- article
- Field-Weighted Citation Impact
- 0.00